Kocaeli'de işçiler ‘birlik’ için buluştu

Kocaeli İşçi Birliği Girişimi “İnsanca çalışma, insanca bir yaşam için birliğe, mücadeleye!” şiarıyla etkinlik gerçekleştirdi.

Kocaeli İşçi Birliği Girişimi'nin çağrısıyla bir araya gelen farklı iş kolları ve sendikalardan işçiler birliklerini ve 2017 TİS sürecini tartıştı.

TMMOB Mimarlar Odası toplantı salonunda saat 13.00’te, “İnsanca çalışma, insanca bir yaşam için birliğe, mücadeleye!” şiarıyla düzenlenen etkinlikte Metal Fırtına'da otomotiv ve metal iş kollarında mücadeleyi büyüten işçiler mücadelelerine yeni bir adım daha ekleyerek işçi birliği için kolları sıvadılar.

Etkinlik ilk önce Metal Fırtına'dan bugüne metal işçilerinin ve TOMİS sendikasının Kocaeli'deki mücadelelerini anlatan kısa bir sinevizyon gösterimi ile başladı. Sinevizyon gösteriminin ardından araştırmacı, yazar Yüksel Akkaya işçi sınıfnın örgütlenme deneyimleri ve sendikalar üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

Akkaya işçilerin birlikte mücadelesinin önemini vurguladı

İşçi sınıfnın yüzyıllar önceki mücadelesinin zamanla sendikaları doğurduğunu belirterek başladığı konuşmasında Akkaya, sendikaların aslında işçilerin birliği olduğunu söyledi. Nerede bir çalışma, bir üretim varsa orada zulmün olduğunu, orada servetlerine servet katan kan emicilerin olduğunu söyleyen Akkaya, işçi sınıfının kurduğu sendikaların aslında işçi neredeyse orada olması gerektiğini söyledi.

Akkaya konuşmasının devamında, sendikayı sendika yapanın işçiler olduğunu belirterek, Osmanlı'daki sanayileşme ile birlikte işçi sınıfının da örgütlenme eğilimine girdiğini belirtti. İşçi sınıfının örgütlenmesinin önüne çekilen engellerin 1946'da kaldırılmasıyla Bursa'da, İstanbul'da ve daha bir dizi yerde kurulan işçi birliklerinin bir tanesinin de Kocaeli'de Kocaeli İşçi Birliği adıyla kurulduğunu ifade etti. İşçi sınıfının en büyük sorununun bölünmek olduğunu söylediği konuşmasında Akkaya, birlikte mücadelenin yolunu her daim hazırlamak gerektiğini vurguladı.

Möhürlü: İşçiler ürettiklerinin karşılığını alamıyor

Yüksel Akkaya'nın ardından Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS) Genel Sekreteri Fikri Möhürlü bir konuşma gerçekleştirdi. Möhürlü, işçi sınıfının yaşam ve çalışma koşullarından bahsederek, ürettiklerinin karşılığını hiçbir şekilde alamadığını belirtti. Köle gibi bir yaşam sunulan işçilerin bir de ağır vergilerle belinin büküldüğünü, patronların yollarının ise sürekli devlet tarafından düzlendiğini, çıkarılan yasalarla işçilerin esnek çalışmasının yasalaştırıldığını ifade ederek bunlara bağlı olarak iş cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının her gün arttığının altını çizdi.

Bu sorunların yanı sıra işçilerin dava açma haklarının, kıdem tazminatı haklarının da ellerinden alınmak istenerek işçilerin geleceksizleştirdiğini belirten Möhürlü, bunların üstüne işçilerin tüm hak arama yollarının da; grev yasakları, sendikalaşma ve sendika seçme hakkının gasp edildiğini ifade etti. Refah düzeyinin arttığına dair yalanların işsizlik fonundan patronlara peşkeş çekilen paralardan, artan işşiz sayısındaki artıştan belli olduğunu dile getirdi. TOMİS'in kuruluşunun işçi sınıfının bu haline bir çare olmak için olduğunu belirten Möhürlü, 2017 MESS Grup TİS süreci için yapılan TİS taslağındaki maddeleri işçilere anlattı.

Balcı: Esas olan fiili-meşru mücadele

Fikri Möhürlü'nin konuşmasının ardından Av. Zeycan Balcı toplu iş sözleşmesinin yasal prosedürünün ne olduğunu anlattı. Bu prosedürün işçiler için zorluklarından bahseden Balcı, esas olanın işçi sınıfının fiili-meşru mücadelesi olduğunu dile getirdi. Bugün işçilerin haklarını almak için temel silahı olan grevin “milli güvenlik” bahanesiyle yasaklanmasına değinen Balcı, bu saldırı karşısında boyun eğen sendika ağalarına inat işçilerin bu silahı kullanmada ısrarcı olması gerektiğinin altını çizdi. Sendikanın yetki alma, grev süreçleri, dayanışma aidatı hakkında aktarımlarda bulundu. Bunun yanında Balcı, Türk Metal çetesinin son süreçte işçilere üye olmazlarsa sözleşmeden yararlanamayacakları yalanına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Bunun Türk Metal'in usulsüzce ortaya attığı bir yalan olduğunu belirterek sendikanın işçilerin olduğunun ve fiili-meşru mücadelenin asıl adres olduğunun altını çizerek konuşmasını sonlandırdı.

Kocaeli İşçi Birliği: Mücadele sendikal örgütlenmeye sıkışamaz

Etkinlikte son olarak Kocaeli İşçi Birliği adına bir konuşma yapıldı. Konuşmada ilk olarak, Metal Fırtına'yı ortaya çıkartan nedenlerden birinin işçilerin düşük ücret karşılığında, ağır çalışma koşullarında yaşıyor olmasının yarattığı öfke olduğu dile getirildi. Metal işçilerinin, fabrikalarda söz-yetki-karar haklarını ellerine alarak aslında bu sorunlara karşı mücadeleyi büyütmek için adım attıkları söylendi. “Metal Fırtına’da anlamlı bir mücadele ortaya koyan metal işçileri bugün mücadelelerinde farklı bir evredeler” denilen konuşmada, mücadelenin sendikal bir örgütlenme zeminine sıkışamayacağı belirtildi. ‘İşçi birliği’nin Türk Metal’den, Birleşik Metal-İş’ten, TOMİS'ten öte ve ayrıca da sendikasız fabrikalarda bulunan işçiler için bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

TOMİS taslağındaki taleplerin bütün iş kollarından işçi sınıfının temel talepleri olduğunun belirtildiği konuşmada, patronlar için sendikaların başlarına çöreklenen sendika bürokratlarının bu mücadeyi vermekten uzak olduğu söylendi. 2017 yılının gıda, tekstil, petro-kimya, metal ve cam gibi iş kollarında toplu iş sözleşme yılı olduğunun söylendiği konuşmada meselenin işçi sınıfının tabandan birliğini yaratmak olduğu vurgulandı. Konuşma “Bunu başarabildiğimiz koşulda, metal fabrikalarının belki bir çoğunda Türk Metal esareti 2017'de de devam edecek ama 2017'de kazanan biz işçiler olacak” ifadeleriyle noktalandı.

Etkinlikte işçi kürsüsü kuruldu

Konuşmaların sonrasında verilen aranın devamında soru, cevap ve açık kürsü bölümüne geçildi. Bu bölümde TOMİS taslağında engelli çalışanlar ile ilgili hangi taleplerin olduğu, TOMİS'in TİS sürecinde nasıl bir mücadele hattı olduğu ve TOMİS'e üyelik durumunda işten atma saldırısına dönük neler yapılabileceğine dair konuşmalar yapıldı.

Yöneltilen soruların ardından bir Ford Otosan işçisi ücret makasının kapanması ile ilgili düşüncelerini dile getirdi. Kağıt iş kolundan bir işçi konuşmasında, Kapitalist, emperyalist düzenin ve onların işbirlikçilerine karşı başlatılan mücadelenin büyüyerek devam ettiğini söyledi. Bu salonun bunun göstergesi olduğunu belirten işçi, bedeller ödendiğini ama bu bedeller sayesinde bugünkü noktada olunduğunu dile getirdi.

Etkinlikte Feniş Alimünyum’da ücret gasplarına karşı mücadele eden işçilerden de bir konuşma yapıldı. Kendi mücadele süreçlerinin anlatıldığı konuşmada, taban örgütlülüğünün ve komitelerin önemine değinilerek kazanmanın işçilerin birliğinden geçtiği vurgulandı.

Ardından 18 yıldır çalıştığı Ford Otosan'dan tazminatsız işten atılan Erdal Gündüz bir konuşma gerçekleştirerek işçilerin 25/2 maddesinden haksız yere işten atıldıklarına dikkat çekti.

Bir metal işçisi 2015'te verdikleri mücadele sayesinde haklarını öğrendiklerini dile getirdi. Korkunun ecele faydasının olmadığını belirten işçi diğer sendikaların yaptıkları oyunların artık ortada olduğunu söyledi. “Sizin kurduğunuz ve sadece sizin olan sendikanıza sahip çıkın” diye devam eden konuşmada istifa sürecinin başlaması gerektiğini belirten metal işçisi son olarak “Yaşasın işçi birliği!” sloganı ile konuşmasını sonlandırdı.

Devamında söz alan diğer bir metal işçisi zenginlikleri üreten işçilerin savaşlara, yıkımlara dair de sözünü söylemesi gerektiğini vurguladı. İşçilerin yaşadığı sorunların düzenden kaynaklandığını belirterek işçi sınıfının OHAL’le beraber karşı karşıya kaldığı sorunları sıraladı. İşçi sınıfını yıllardır çeşitli şekillerde kendi fikir ve çıkarlarına yedekleyenlerin şimdilerde ise referandum gündemi ile işçi sınıfını kendi çıkarlarına yedeklemek istediklerini belirten işçi, sendikalardaki tek adamlık üzerinden referandumla getirilmek istenen ülke modelini anlattı. Konuşma, “İşçi sınıfının sendikada da ülke yönetiminde de tek adamlığa ‘Hayır!’” demesi gerektiği vurgulanarak işç sınıfının kendi demokrasisini kurması çağrısıyla sonlandırıldı.

Kızıl Bayrak / Kocaeli