İşsizlik “istihdam”a rağmen rekor kırıyor

Yeni dönem için patronların ve onların hükümeti AKP’nin “istihdam seferberliği” iddialarına rağmen; OHAL ve ekonomik krizle birlikte tırmanan, işçi sınıfına yönelik baskı ve kölelik uygulamaları, işsizlik oranlarındaki tırmanışın önünü açıyor.

Sermaye devleti şefleri “istihdam seferberliği” aldatmacasıyla işçi sınıfı ve emekçilerin öfkesini dizginlemeyi amaçlarken, gerçek işsizlik boyutunu yansıtmayan kendi işsizlik istatistikleri dahi bu aldatmacanın bir gerçekliği olmadığını ortaya seriyor.

“Yüz binlerce istihdam” laflarının bir karşılığının olmadığı, TÜİK’in 2016’nın son çeyreğine ilişkin iş gücü istatistiklerinde de ortaya serildi. Öyle ki, 2015’in son çeyreğine kıyasla istihdamda “yüz binlerce artış” yaşansa da, işsizlik oranındaki tırmanış devam etti.

İşsizlik oranı %12’yi aştı; genç işsizlik rekor kırdı

TÜİK’in rakamlarına göre, 2016’nın Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan son çeyreğinde 2015’e kıyasla işsizlik oranı 1,6 puanlık artışla yüzde 12,1’e yükseldi. Buna göre işsiz sayısı 590 bin kişi artarak 3 milyon 715 bine çıktı.

İşçi ve emekçilerin en dinamik kesimini oluşturan gençlik içerisinde de işsizlik oranındaki artış devam etti. 2015 yılının aynı dönemine göre 3,5 puan artan genç işsizlerin oranı yüzde 22,6 olarak gerçekleşti.

Öte yandan bu dönemde 2015’e kıyasla istihdamda 391 bin kişi artış olurken, istihdam oranı işgücünün de büyümesinin etkisiyle yüzde 45,8 oranında sabit kaldı.

OHAL ve krizle artan kölelik işçi sınıfını tehdit ediyor

Bu tabloda, ekonomik krizin yanı sıra, patronların ve onların hükümeti AKP’nin, OHAL rejimiyle işçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki baskıları pekiştirmesi, toplu işçi kıyımlarının devreye sokulması etkili oluyor.

Bir yandan “istihdam seferberliği” diyen patronlar sürüsü, diğer yandan “ekonomik reformlar” adı altında ücretli köleliği ağırlaştıracak uygulamaları yeni dönemde hayata geçirme çabalarını her yerde dillendiriyor.

OHAL, siyasal baskıların tırmanması, grev yasakları gibi saldırılarla işçi sınıfının mücadelesi ve hakkını araması engellenmek isteniyor. Bununla birlikte; kiralık işçiliğin yürürlüğe girmesinin ardından pratikte daha da yaygınlaştırılması, kamuda güvencesizleştirme ve “yeni personel rejimi” uygulamaları, kıdem tazminatının gaspı gibi hamleler, işsizliğin daha da tırmanmasına yol açma potansiyeliyle işçi sınıfını tehdit ediyor. Kısacası bütün bu kölelik uygulamaları devreye sokulurken “istihdam seferberliği” işçi sınıfına gelecek sunmuyor.