TKİP Yurtdışı Örgütü'nden Newroz bildirisi

Türkiye Komünist İşçi Partisi (TKİP) Yurtdışı Örgütü Newroz bildirisi yayımladı.

İşçilerin birliği halkların kardeşliği şiarı ile

Newroz ateşini körükleyelim!
Devrim ve sosyalizm mücadelesini büyütelim!

 

Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesinin simgesi olan Newroz bayramı yaklaşıyor.

Kürt halkı bu yılki Newroz’u da dinci-faşist AKP iktidarının dur durak bilmeyen kirli savaşı koşullarında karşılıyor. Gerçekte bir aldatma ve tasfiye aracı olan “Kürt açılımı” ve “çözüm süreci” manevralarına son verilmiş, yeniden cumhuriyetin klasik inkar ve imha siyasetine geri dönülmüştür. Şimdi efsanedeki zalim Dehak’ın yerinde, ondan da acımasız bir zalim var. Kürt halkına efsanedeki Dehak’ın zulmünü aşan bir vahşet uyguluyor.

Önce kentler tanınmayacak biçimde harabeye çevrildi. Adları “hendekçi”ye çıkan onlarca Kürt genci ve yüzlerce sivil acımasızca katledildi. Yüzbinlerce Kürt emekçisi göçe mecbur edildi. Tüm bunlar yeterli bulunmadı, şimdi de direniş yuvası olarak nitelenen köyler yakılıp yıkılıyor. Öte yandan keyfi gözaltı ve tutuklama terörü aralıksız biçimde devam ediyor. Özgürlükten vazgeçmeyen on binlerce Kürt hapishanelere tıkıldı. HDP’ye ait tüm belediyelere el konuldu, belediye eşbaşkanları tutuklandı. Bunu HDP ve DBP’nin eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması izledi. Dışarıda kalanlar ise tam bir rehin konumundadırlar.

İşçiler, emekçiler,

Zulmün olduğu yerde mutlaka isyan da vardır. Dehak türü zalimlerin olduğu her yerde mutlaka Demirci Kawalar da vardır. Sömürgeci sermaye devleti tarihsel bir kin ve sınır tanımaz bir düşmanlıkla saldırdıkça karşısında Kürt halkının yiğitlik örneği direnişini bulmaktadır. Dehşet verici bir zulme ve zorbalığa rağmen, Kürt halkının direnme iradesi kırılamıyor. İşte bu, sermaye devletini ve dümenindeki dinci-faşist AKP iktidarını çılgına çevirmektedir.

Bir karşı-devrimci şiddet ve savaş aygıtına dönüşen Türk sermaye devleti sadece içerde değil, dışarıda da benzer bir saldırganlık içindedir. Öncelikli hedefi Kürt halkı ve onun kazanımları olan bu saldırganlığın bugünkü ana sahnesi ise fiili bir özerkliğin yaşandığı Rojava’dır. Devletin dümenini ele geçiren dinci-gerici AKP iktidarının, mirasçısı olduğu Osmanlılar gibi büyük hayallerle, sömürgecilere özgü bir hırs ve iştahla sürdürdüğü maceracı savaş politikaları da iflas etmiştir. Öyle ki sermaye devleti ve dümenindeki dinci-gerici AKP iktidarı, Kürt sorunun bir bölge sorunu haline gelmesi, Kürt hareketlerinin giderek artan etkisi ve çoğalan kazanımları karşısında tam bir acz ve çaresizlik durumunu yaşamaktadır. Buna rağmen saldırganlık ve savaş politikalarında ısrar edilmektedir.

Emekçi kardeşler,

Sermaye devletinin bugünkü öncelikli hedefi kardeş Kürt halkı olsa da, saldırı Türkiye işçi sınıfını ve emekçi halkları da kapsayan topyekûn bir saldırıdır. Keyfi gözaltı ve tutuklama terörü günlük olarak Türkiye’nin metropollerinde de estirilmektedir. OHAL ve KHK zırhı giydirilen dizginsiz faşist devlet terörü Kürt halkıyla eylemli dayanışma içinde olan işçi, emekçi, aydın, akademisyen ve ilerici ve devrimci güçlere de uygulanmaktadır.

Türkiye işçi sınıfı, emekçileri, Kürt ve Alevi emekçileri şimdi de Türkiye’yi dosdoğru bir tek adam diktatörlüğüne, demek oluyor ki, daha koyu bir karanlığa götürecek olan, anayasa referandumu adlı tümüyle siyasal bir saldırı ile karşı karşıyadır. Bu saldırı püskürtülemezse eğer, Türkiye işçi sınıfını, emekçilerini ve Kürt halkını daha karanlık günler beklemektedir. Sermaye devletinin tepesine oturmuş bulunan zalim Dehaklar kan dökmeye ve kan içmeye daha fazla cüret edeceklerdir.

Tam da bu nedenle, sermaye devleti ve dinci-gerici AKP iktidarının milliyetçi-şoven ve ırkçı propagandalarının emekçi halkları zehirlenmesine karşı işçi sınıfının birleştirici, enternasyonal bilincini kuşanmalıyız. Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı başta gelmek üzere, temel ulusal haklarını kayıtsız koşulsuz savunmak, kazanımlarına sahip çıkmak tüm emekçilerin sorumluluğudur.

Bu çerçevede, yaklaşmakta olan bu yılki Newroz’da “İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği” şiarını, ücretli kölelik düzeni olan kapitalist barbarlığa karşı devrim ve sosyalizm için yükseltelim.

Bijî Newroz! Newroza Gelê Kurdan Pîroz Be!

Kahrolsun sömürgecilik! Özgürlük, eşitlik, gönüllü birlik!

Yaşasın devrim ve sosyalizm!

TKİP Yurtdışı Örgütü
15 Mart 2017