Sermayeye kaynak aktarmaya devam!

Böylesine kriz dönemlerinde hep olağan olduğu gibi sermaye hükümetleri hizmet ettikleri sınıfa can simidi dağıtmaktadır. İşçi ve emekçilerin boğazına geçirdikleri ilmeği ise yarattıkları koyu karanlık baskı ortamı ve sefalet koşulları ile daha da sıkmaktadırlar. AKP’nin yaptığı tam da budur.

Krizin ağır faturasını işçi ve emekçilerin sırtına yüklemek için gece gündüz mesai yapan sermaye devleti, ekonomik krizden etkilenen şirketlere kesenin ağzını açacağını duyurdu. Özellikle dövizde yaşanan dalgalanmalardan etkilenen şirketlere yönelik kredi desteği sağlamaya hazırlanan devlet 5 maddelik destek planı çıkardı. İşçi ve emekçilere sefaleti dayatanlar, kapitalistlere “destek” ya da “teşvik” adı altında sınırsızca kaynak aktarıyor.

5 maddelik destek planlaması

Sermayeye gösterilecek kolaylıklar basına da yansımış bulunuyor. 5 maddelik destek planlamasına göre, kurdan etkilenen firmalara devlet garantili kredi verilecek. Reel sektör için hazırlanan ve daha önce açıklanan 250 milyar liralık paket, öncelikle kur şoku yaşayan firmaların durumunun iyileştirilmesi, üretim ve ihracatını sürdürmesi için kullanılacak.

İlk aşamada kur artışından etkilenen firmalara üretimin devamlılığını sağlayacak ilave kredi açılacak. Mevcut maliyet seviyesinde üretim yapması mümkün olmayan firmalar ayıklanacak. Büyük kapitalist firmalar gözetilecek. İstihdamını ve üretimini koruyan firmaların kredilendirilmesine öncelik verilecek. Yeni yatırım yapan firmaların, devlet garantili kredi kullanım talepleri mutlaka karşılanacak. Sistem işletilirken, bankaların halen idari veya yasal takibe aldığı kredileri yapılandırması mümkün olmayacak.

Vergi ayarlaması yapılmayacak

Ekonominin durgunluk sarmalına girmemesi ve aynı anda kur-enflasyon şoku yaşamaması için de tedbirler alınacak. Buna göre, 2017 yılında kamu tarafından vergi ve benzeri yolla ayarlama yapılmayacak ve enflasyon üzerindeki baskı en az 2 puan azaltılacak. Özel sektörün istihdam edeceği 500 bin işçinin, asgari ücret seviyesindeki ödemesi devlet tarafından bir süre desteklenecek. Devlet de kamuya yararlı işlerde sınırlı süreli 100 bin kişi çalıştıracak. Bu “kamuya yararlı işlerde” çalıştırılma işi kulağa hoş gelse de zaten sınırlı süreli olması ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılması bir tarafa, AKP’nin yandaşlarının, oy deposunun gönlünü hoş tutmak için geçici iş imkânı yaratmasına vesile olacaktır. Böylece hem ucuz iş gücü sağlanacak hem de devlet kaynakları AKP için politik bir yatırım kaynağı olacaktır.

İşçiye gelince para yok

Yaşanan ekonomik ve siyasi krizin her geçen gün kendisini daha fazla hissettirdiği şu günlerde işçi ve emekçilerin payına yine düşük ücretler ve işsizlik düşmekte. Emekçilerin alınteriyle büyüyen devletin kasaları sermaye sınıfının talanına açılıyor. Asgari ücrete yapılan sefalet zammı için ülkenin gidişatını gerekçe gösterenler, şimdi yine aynı gerekçeyle kapitalistlerin yardımına koşuyorlar. Yeni yeni teşvik paketleriyle sermayeyi rahatlatırken, işçi sınıfına asgari sefalet zammını, BES soygununu, kıdem tazminatının gaspını, kiralık işçi bürolarını, işten çıkarmaları, gittikçe artan hayat pahalılığını reva görüyorlar. 

Böylesine kriz dönemlerinde hep olağan olduğu gibi sermaye hükümetleri hizmet ettikleri sınıfa can simidi dağıtmaktadır. İşçi ve emekçilerin boğazına geçirdikleri ilmeği ise yarattıkları koyu karanlık baskı ortamı ve sefalet koşulları ile daha da sıkmaktadırlar. AKP’nin yaptığı tam da budur.