Saldırıların arkasında emperyalizm ve işbirlikçi büyük burjuvazi var

AKP bir yandan kendi hedeflerine yürürken ve bizzat kendisinin temsil ettiği sermaye çevrelerini ihya ederken, öte yandan da emperyalistlerin ve bütün bir sermayenin ihtiyaçlarına yanıt veren adımlar atmaktadır.

AKP iktidarı işçi ve emekçiler ile bölge halklarını hedef alan saldırgan politikalarını gün be gün tırmandırıyor. AKP’nin içeride ve dışarıda yürüttüğü saldırgan politikalarda bu denli ısrar etmesinin gerisinde ise, öncelikle kendi gerici ve karanlık iktidarını sağlama alma arzusu yer alıyor.

Sermayenin “istikrar” arayışı ve sosyal yıkım saldırıları

AKP iktidarı yakın döneme kadar dış borç ve sıcak paraya dayalı bir “ekonomik istikrar” tablosu çizmeyi başardı. "Türkiye ekonomisini iyi götürüyor, sürekli büyütüyor, Türkiye İMF’ye avuç açmaktan kurtuldu" vb. propaganda eşliğinde işleri bugüne kadar idare eden AKP, gelinen yerde yolun sonuna yaklaşmış bulunuyor.

Zira dış borç fazlasıyla büyümüş, ekonominin dengeleri iyiden iyiye bozulmuş durumda. Hali hazırda kırılgan bir zemine sahip olan Türkiye ekonomisi ciddi bir krizle yüz yüze. Mevcut siyasal gelişmeler ise ekonomi alanında ciddi dalgalanmalara sebep olmakta, sermaye için güven vermeyen bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Özellikle savaş politikaları ve bunun gerektirdiği bütçe, Türkiye ekonomisi açısından bir diğer önemli sorun alanını oluşturuyor.

Bu gelişmelerin farkında olan geleneksel burjuva çevreler acilen ekonominin toparlanmasını ve sermayenin ihtiyaç duyduğu istikrar tablosunun sağlanmasını istiyor. AKP iktidarının ise sermayenin ihtiyaç duyduğu “istikrar” ortamını yaratabilmesi için pek bir alternatifi yok. Elbette krizin faturasını ağır bir şekilde emekçilere ödetmek dışında. Bu nedenle sermaye çevreleri döne döne hükümetin masasında duran çok yönlü sosyal yıkım programının bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.

Darbe girişimini fırsata çeviren AKP iktidarı ise, yarattığı baskı ortamı içerisinde sosyal yıkım programını bir bir hayata geçirmeye başlamış bulunuyor. Bu kapsamda önce kiralık işçi büroları uygulaması devreye sokuldu. Bu adımı Bireysel Emeklilik Sigortası saldırısı izledi. Şimdi de sıra kıdem tazminatı hakkının gaspına gelmiştir.

Saldırganlıkta ve maceracılıkta AKP yalnız değil

Dinci-gerici AKP iktidarının tam bir acımasızlıkla sürdürdüğü saldırganlık ve savaş politikaları sadece onun karanlık hedeflerine ulaşma ihtiyacı ile açıklanamaz. AKP şahsında cisimleşen gerici-saldırgan politikalar, her şeyden önce emperyalist güçlere ve sermayeye hizmet etmektedir. Emperyalistler ve kimi sermaye çevreleri zaman zaman AKP’nin “aşırılıklarına” tepki gösterseler de, kendilerine sunduğu hizmetten fazlası ile memnun bulunuyorlar.

Çünkü AKP iktidarı, sedece kendisine yakın bir sermaye kliğinin değil fakat tüm kesimleriyle büyük burjuvazinin dolaysız çıkarlarının bugünkü temsilcisidir. AKP bir yandan kendi hedeflerine yürürken ve bizzat kendisinin temsil ettiği sermaye çevrelerini ihya ederken, öte yandan da emperyalistlerin ve bütün bir sermayenin ihtiyaçlarına yanıt veren adımlar atmaktadır.

Bu nedenle, AKP iktidarını hedef alan bir mücadele, emperyalizme ve tüm kesimleri ile işbirlikçi büyük burjuvaziye karşı mücadeleden ayrılamaz. Bazı sermaye kliklerinin dinci-faşist AKP iktidarından daha fazla yararlanması, bu genel gerçeği değiştirmemektedir.