MİT TIR’ları davası 6 Mayıs’a ertelendi

Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandıkları davanın 3. duruşması görüldü. Savcının Selam Tevhid davasıyla bu davanın birleştirilmesi talebini reddeden mahkeme heyeti, davayı 6 Mayıs’a erteledi.

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yargılandıkları davanın 3. duruşması İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde basına ve izleyicilere kapalı olarak görüldü. Duruşma öncesinde Dündar ve Gül ile birlikte davayı takip eden kitle tarafından basın açıklaması yapıldı. Savcılık tarafından, Selam Tevhid ve MİT TIR’ları davalarının birleştirilmesi talebini reddeden mahkeme davayı 6 Mayıs tarihine erteledi.

Sabah 10.00’da başlayan duruşma öncesinde, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile birlikte, CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker ile HDP Milletvekili Garo Paylan ve Osman Baydemir, eski CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, DİSK eski Genel Başkanı Kemal Türkler'in kızı Nilgün Türkler, Gazeteci Yazar Hasan Cemal'in de aralarında bulunduğu kitle adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Mücadele ile ifade ve basın özgürlüğünü ileriye taşıyacağız”

Adliye önündeki açıklamada konuşan Can Dündar ve Erdem Gül, gazetecilerin ve akademisyenlerin yargılandıkları davaların aynı güne denk gelmesi üzerinde durarak “Çağlayan Adliyesi’nden iki iyi haberle çıkma” dileklerini belirtti. Dündar, iki davayı birlikte gördüğünü şu sözlerle dile getirdi: Bugün Türkiye’nin basın özgürlüğünü ilgilendiren önemli davası ve mücadelesi, ifade özgürlüğünü ve barış özlemini dile getiren akademisyenlerin davası bir araya geldi. Dolayısıyla çok daha güçlüyüz bugün burada. Tek tek yargılanmak yerine bir arada, birbirimizin mücadelesine sahip çıkmayı çok önemli buluyorum. İki önemli damar bugün Çağlayan önünde bir araya geldi.”

Konuşmasının devamında kendi davaları ve akademisyenlerin yargılanması üzerinden basın ve ifade özgürlüğü mücadelesine değinen Dündar, dava süreçleriyle ilgili şunları söyledi: “Bizi yargılamak ile sonuç alamayacaklarını görecekler. Bu mücadele sonunda hem basın özgürlüğünü ifade özgürlüğünü çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız, diye ümit ediyorum.”

Erdem Gül ise medya ve düşünce özgürlüğü üzerindeki baskıların devam ettiğine dikkat çekerek, tutuklu ya da tutuksuz olmanın arasında çok bir fark olmadığını ifade etti. “Anayasa Mahkemesi kararı sonrası bu davanın düşürülüp bizim tam özgürlüğümüze kavuşmamız ve gazeteciliğe devam etmemiz gerekir” diyen Gül, akademisyenlerin de serbest bırakılması gerektiğini sözlerine ekledi.

İki davanın birleştirilmesi talebi reddedildi

Mahkemede ise AKP sözcülerinin dile getirdiği şekilde Dündar ve Gül’ün yargılandıkları dosyanın Selam Tevhid dava dosyasıyla birleştirilmesi gündem oldu. Bu yönde Savcı tarafından "Can Dündar ve Erdem Gül'ün eylemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde görülen FETÖ/PDY davasıyla birleştirilmeyi gerektirir" iddiası öne sürüldü. İki dosyada eylem ve fikir birliği olduğu görüşünü ileri süren savcı dosyaların birleştirilmesi talebinde bulundu.

Ardından söz alan avukatlar Ergin Cirmen ve Bahri Belen ise savcının talebine karşı çıktı. Avukatlar yaptıkları konuşmada savcının davaların birleştirilmesi talebinin “hukuken dayanaksız, siyasi olarak da ayıp” olduğunu ifade ettiler.

Konuyla ilgili Dündar ve Gül’e söz hakkı verilirken gazeteciler, “beyanımız yoktur” yanıtını verdi. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, davaların birleştirilmesi talebini reddetti. Bir ara daha verildikten sonra mahkeme heyeti davanın 6 Mayıs’a ertelendiğini açıklayarak duruşmayı sonlandırdı.