İzmir’de KHK protestosu

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, KHK'lar eliyle hayata geçirilen saldırıları protesto etti.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, yayımlanan son Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu görevlileriyle dayanışma amacıyla bu akşam, Eski Sümerbank önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. “Susma, sustukça sıra sana gelecek”, “Barış, adalet, özgürlük, demokrasi” pankartları açıldı. Eylemde, “barış, adalet, özgürlük ve demokrasi talebi susturulamaz” denildi.

Eylemde ilk önce Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı bahri Akkan konuştu. Türkiye'nin içine girdiği kaos ortamının Suruç Katliamı ile başladığını söyledi. Bugün, Suruç Katliamı davasının karara bağlandığını hatırlatan Akkan, "Suruç Katliamı’nın davası sonuçlandı. Emniyet müdürüne 7 bin 500 lira para cezası verildi. Buradan şunu anlıyoruz ki, katliamcılar ödüllendiriliyor" sözleriyle kararı eleştirdi. Akkan, emek, barış, demokrasi güçlerine yönelik baskıların her geçen gün arttığına dikkat çekti. Baskıları dağıtmanın tek yolunun, birleşmek ve örgütlenmek olduğunun altını çizen Akkan son olarak şunları anlattı: “Bundan sonra daha yan yana, kol kola bir arada olmalıyız. Tek adam diktatörlüğüne hayır demek için bir araya gelmeliyiz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz sloganının hayat geçirmeliyiz.”

Eylem, ortak basın açıklamasının okunmasıyla devam etti. Basın açıklamasını okuyan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Funda Obuz, 6 Ocak 2017 tarihli 679 sayılı KHK ile İzmir’de BES üyesi 16, Eğitim Sen üyesi 7, SES üyesi 2, Tarım Orkam-Sen üyesi 2 ve Yapı Yol-Sen üyesi 1 emekçinin keyfi ve hukuksuz bir biçimde kamu görevinden çıkarıldığını ifade etti.

OHAL’in, sadece Türkiye’nin diktatörlük rejimine gidişinde bir fırsat olarak kullanıldığını dile getiren Obuz, OHAL’in, hukukun yok edilmesi, demokrasinin bitirilmesi, muhalif her kesimin susturulmasına hizmet ettiğini söyledi. Son KHK ile İzmir’de akademisyenlerin ihraç edilesine değinen Obuz, barış, adalet, özgürlük ve demokrasi talebinin susturulamayacağını vurguladı.

Obuz son olarak şunları aktardı: “Bizler İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, bugüne kadar nasıl yan yana, omuz omuza durduysak bundan sonra da omuz omuz durmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar nasıl ki barış, demokrasi, emek dediysek bundan sonra da demeye devam edeceğiz. Mücadelemiz ihraç edilen tüm arkadaşlarımız geri dönene kadar, bu ülkeye barış gelene, demokrasi gelene kadar, emekten yana bir yaşamı kurana kadar devam edecektir.”

Eylemde son olarak TTB Merkez Konsey üyesi Sezai Berber söz aldı. Muhalifler ve kendi kurumlarına yönelik saldırı ve baskıları dile getiren Berber, birlik beraberliğin öneminden söz ederek, birleşik mücadele çağrısı yaptı. Eylem alkış ve sloganlarla sona erdi.

Kızıl Bayrak / İzmir