1 Mayıs’ta Taksim iradesi

Esas olan sermayenin saldırılarına karşı direnmektir. Esas olan, bu politikanın doğruluğu, tutarlılık ve ortaya konan iradedir. Taksim'e girememiş olabiliriz, ancak bulunduğumuz her yeri Taksim'e çevirerek politik ve moral açıdan biz kazandık.

1 Mayıs öncesinde DİSK, KESK, TMMOB ve TTB sözde Taksim “kararlılığı” ile toplantılar gerçekleştirdiler. Ancak türlü bahanelerle soluğu Bakırköy'de aldılar. Böylelikle sermayenin 1 Mayıs'ı tarihsel ve devrimci kimliğinden arındırarak düzenin istediği sınırlara çekme politikasına kan taşımış oldular.

Buna karşın BDSP, Halk Cephesi, Mücadele Birliği, DEV TEKSTİL, DAF, Alınteri, PDD, İnşaat İş ve ÇHD’nin aralarında bulunduğu devrimci, ilerici güçler Taksim'e gideceklerini duyurdular.

Devrimci ve ilerici güçlerin Taksim ısrarı, özellikle bu yıl kesinlikle “alan fetişizmi” olarak değerlendirilemez. Zira sermaye devleti Taksim'i yasaklarken herhangi bir alanı yasaklamış olmuyor. Devrimci iradeyle, dişe diş bir mücadeleyle ve bedeller ödenerek kazanılan bir alanı yasaklıyor. Yani yasak politikasıyla devrimci iradeyi kırmayı, toplumsal mücedele dinamiklerine boyun eğdirmeyi hedefliyor.

Kendini devrimci olarak niteleyen bazı yapılar da Bakırköy'e gittiler ve orada Taksim sloganları attılar. Bakırköy'de atılan “Her yer Taksim!” sloganı, kitleleri ve kendilerini kandırmaktan başka bir anlam taşımıyor. Çünkü bu slogan yıllardır Taksim iradesi ile özdeşleşmiştir. Yüzünü Taksim'e dönen ve önü devlet tarafından kesilen kitlelerin, bulundukları alanları direniş alanına çevirmesini anlatır “Her yer Taksim!” sloganı. Taksim'i hiç zorlamadan soluğu Bakırköy'de alanlar, bu gerçeği ya hepten unuttular, ya da kabaca kendilerini avutuyorlar.

Öte yandan 1 Mayıs'ta Taksim'e yürüyenler Taksim Meydanı'na çıkabildi mi? Toplam olarak bu soru, “hayır” sözüyle yanıtlanabilir. Ama burada esas olan sermayenin saldırılarına karşı direnmektir. Esas olan, bu politikanın doğruluğu, tutarlılık ve ortaya konan iradedir. Taksim'e girememiş olabiliriz, ancak bulunduğumuz her yeri Taksim'e çevirerek politik ve moral açıdan biz kazandık.

Çünkü sermaye devletinin devrimci iradeyi kırma çabası ortaya konan direniş ile boşa çıkarılmıştır. Aslolan budur.

M. Kurşun