“OHAL’i, KHK’ları, soruşturmaları tanımıyoruz!”

Eğitim Sen ve gençlik örgütleri İzmir’de basın toplantısı düzenleyerek 3 ay daha uzatılan OHAL’i ve üniversitelerdeki baskıları protesto etti.

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube ve gençlik örgütleri bugün, “OHAL’i, KHK’ları, soruşturmaları tanımıyoruz” şiarıyla basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, “soruşturmalara, baskılara karşı direneceğiz” denildi.

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube binasında yapılan toplantıda konuşan İlker Savran, 7 Haziran seçimlerinden bu yana AKP’nin savaş ve saldırganlığı tırmandırdığına değinerek söze başladı. Ülkenin, katliamlar ülkesi olduğunu söyleyen Savran, iktidarın kendine muhalif hiçbir sese tahammül etmediğini, bu süre içerisinde basına, sendikalara, akademisyenlere yönelik baskıların, tutuklamaların olduğunu belirtti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “cemaate karşı mücadele” adı altında toplumsal muhalefeti hedef almaların sürdüğünü dile getirdi.

Ege Üniversitesi’nde yüzlerce öğrenciye soruşturma

OHAL ve KHK’ler aracılığıyla “hukuksuzluğun hukuk” haline getirildiğini ve OHAL’in 3 ay daha “ihtiyacımız var” iddiasıyla uzatıldığını hatırlatan Savran, OHAL ve KHK’lerle kamunun ve kamu emekçilerinin açığa alınmaya ve ihraç edilmeye devam ettiğini kaydetti. Öğrencilere yönelik baskılardan söz eden Savran, Ege Üniversitesi öğrencilerine yönelik saldırıları şu sözlerle anlattı:

KESK ‘Haklar OHAL ve KHK’lerden Önce Gelir! İhraçlarınıza, Açığa Almalarınıza, Sürgün ve Cezalarınıza Teslim Olmayacağız!’ şiarı ile 11 Aralık 2016 tarihinde bir miting gerçekleştirecekti ancak OHAL bahane edilerek miting yasaklanmıştı. Ege Üniversitesi Öğrencileri olarak biz de bu mitingin çağrı bildirisini dağıttık. Bildirileri dağıttığımız sırada yine kanunsuz ve hukuksuz bir şekilde Özel Güvenlik Birimleri tarafından engellenmeye çalışıldık. Kampüste bulunan sivil polisler ve çevik kuvvet tarafından darp edilerek gözaltına alındık. Tüm bu yaşananların ardından Ege Üniversitesi ezberlerini bozmadı ve bildiri dağıttığımız için soruşturma açıldı.

“20 Şubat 2015’te ülkücü Fırat Çakıroğlu’nun ölümünün ardından üniversitede OHAL koşulları yaşanmakta. Yüzlerce öğrenciye soruşturma açıldı onlarca öğrenciye uzaklaştırma cezası verildi ve verilmeye devam ediyor. 20 Şubat 2015’den sonraki süreçte ‘güvenlik’ adı altında okulun her noktasına dikilen kameralar daha çok öğrencilere soruşturma açmak için kullanılıyor. Yine ‘güvenlik’ adı altında Ege Üniversite Koruma ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne ayrılan bütçe arttırılıyor: daha fazla özel güvenlik, daha fazla el kamerası gibi üniversiteyi baskı altına alma araçları arttırılıyor. Üniversitede sendikal faaliyetler engellemeye çalışılıyor. Barış isteyen akademisyenlerimiz hedef gösteriliyor, ihraç ediliyor. Yaşanan her olayda Ege Üniversite Koruma ve Güvenlik Şube Müdürlüğü hız kaybetmeden tutanağını tutuyor, görüntülerini aktarıyor, valilik tarafından hemen kamera kayıtları için dilekçesini yazıyor ve rektörlüğe yollayıp disiplin soruşturması açılıyor. ”

“Akademi baskılara boyun eğmeyecek”

Toplantıda, Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube yöneticisi Aydın Arı da söz aldı. 500’den fazla öğrencinin tutuklu olduğunu belirten Arı, daha fazla tutuklamaların olmaması için mücadeleyi yükseltmenin öneminden bahsetti. Akademinin ve akademisyenlerin, iktidara boyun eğmeyeceğinin altını çizdi.  4 Ocak günü, 9 Eylül üniversitesi öğrencilerinin, yemekhanede yaptıkları “laiklik” konuşmaları yüzünden gözaltına alındığını ve bugün adliyeye çıkarılacağı bilgisini verdi. Arı, direnmeye devam edeceklerini vurguladı.

Toplantıda son olarak Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kuyutar konuştu. Üniversitelerin yoğun baskılara maruz kaldığını dile getirdi. Son dönem üniversitelere yönelik saldırıları özetledi. Kuyutar, öğrencilerin mücadelesini desteklediklerini ifade ederek sözlerini noktaladı.

Kızıl Bayrak / İzmir