XXI. Rosa Luxemburg Konferansı

“Tanrı, patron, bey, ağa, sultan değil, kendi kollarımızla kurtulacağız” şiarıyla Junge Welt tarafından düzenlenen konferans dün gerçekleşti.

Junge Welt’in düzenlediği XXI. Rosa Luxemburg Konferansı 9 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirildi. Enternasyonal marşından esinlenme “Tanrı, patron, bey, ağa, sultan değil, kendi kollarımızla kurtulacağız” şiarı ile gerçekleştirilen bu yılki konferans, önceki yıllardakinden farklılıklar taşıyordu.

Bu yılki konferans her şeyden önce, emperyalist nüfuz mücadelelerinin iyiden iyiye kızıştığı, başta ABD olmak üzere tüm emperyalist güçlerin hummalı biçimde yeni bir paylaşım savaşına hazırlandığı, bir yandan da emperyalist büyük devletlerin kışkırtmasıyla halkların dini, etnik ve mezhepsel çatışmalarla birbirini adeta tükettiği, bu yüzden de, tüm bunların ana sahnesi olan Ortadoğu’nun tam bir savaş coğrafyasına dönüştüğü koşullarda yapıldı.

Bütün bu tablo konferansın şiarına da, programına da yansıdı. Dünyada ve esas olarak Ortadoğu ve Türkiye’de neler olduğu,  olayların nasıl cereyan ettiği ve akış yönü konusu öncelikli tartışma konuları oldu.

Nitekim konferansta yapılacak sunumlar tümüyle buna göre saptanmıştı. Sunum yapacak şahsiyetler de buna göre belirlenmişti. Ortadoğu ve Türkiye’de neler oluyor, özellikle Türkiye’deki kirli ve karanlık savaş, bu savaşın öncelikli hedefi olan Kürtlerin durumu ve direnişi, savaşın seyri ve yarattığı yıkım ilk sunum oldu. Bu sunumu Türkiye’den davetli Aydın Çubukçu yaptı. Konunun niteliği ve günümüzdeki öncelikli yeri, haliyle Aydin Çubukçu’nun sunumuna ilgiyi arttırdı. Oldukça kalabalık bir kitle, sunumu merakla dinledi, sorular sordu.

İlgili olunan ve merakla beklenen sunuculardan biri de Sol Parti Meclis Grup Başkanı Sahra Wagenknech’ti. Onunki de en fazla dinleyici çeken sunum oldu. Aynı oranda olmasa da diğer sunumlar da ilgi buldu. Belirtmek gerekir ki, dinleyiciler de oldukça canlıydı. Dolayısıyla, toplamında konferans canlı ve hareketli bir atmosferde geçti.

Dikkate değer olan bir diğer farklılık da, bu yılki konferansın son yıllardaki konferansların en kitlesel olanı olmasıydı. Gerçekten de katılımda gözle görülür oranda bir artış vardı.

Konferansta yine her zamanki gibi yerli ve yabancı çok çeşitli parti, örgüt ve kurum stand açmıştı. Türkiye’den TKP, TKP 1920, DİDF standları ile dikkat çekti. Konferansı izlemeye gelen binlerce insan sunumlardan fırsat buldukça bu standları dolaştı.

Konferans politik sunumlardan başka kültürel sanatsal etkinliklere de sahne oldu. Kavganın türküleri ve marşlarından oluşan programı ile Grup Yorum katılımcılara iyi bir müzik dinletisi sundu.

XXI.’si yapılan geleneksel Rosa Luxemburg konferansı akşam saatlerindeki kültürel etkinlerin ve 10 Ocak Pazar günü yapılacak yürüyüş ve anıt mezar ziyaretine çağrının ardından sona erdi.

Kızıl Bayrak / Almanya