Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i anma etkinliği ve yürüyüşüne çağrı!

Adları her daim kapitalist barbarlığa ve emperyalist saldırganlığa karşı bir mücadele çağrısı olan Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i derin bir saygı ile anıyoruz.

Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht, Alman proletaryası ve sosyalizmin bu iki seçkin önderi, 98 yıl önce (15 Ocak 1919’da) savaş suçlusu Alman burjuvazisi tarafından alçakça katledildiler. Bu korkunç cinayet hain Alman sosyal-demokrat parti şefleri ile tam bir işbirliği halinde gerçekleştirildi. Rosa ve Karl bu saldırıyı da sosyal-demokratların ihanetini de bekliyorlardı. Katledildikleri günün bir gün öncesinde Rote Fahne’de yazdıkları makalelerde dile getirdikleri, bunu fazlasıyla doğruluyordu.

“Devrimci gelişmenin başlangıç evresinde devrimci görevin artan çekim gücü ile çözüm için gerekli önkoşulların yokluğu arasındaki çelişmeden çıkan sonuç, tek tek her devrim kavgasının, biçimsel olarak, bir yenilgiyle son bulmasıdır. Ama devrim, nihai zaferin bir dizi ‘yenilgilerden’ geçerek hazırlanabildiği tek savaş biçimidir. Bu da onun özel hayat kanunudur.

“Tüm modern devrimlerin ve sosyalizmin tarihi bize ne gösteriyor? Sınıf mücadelesinin Avrupa’daki ilk alevlenmesi, Lyon ipekli dokumacılarının 1831’deki ayaklanması, ağır bir yeniliyle son buldu. İngiltere’deki Chartist hareket de yenilgiye uğradı. Paris proletaryasının 1848 Temmuz ayaklanması ezici bir yenilgiyle sona erdi. Paris Komünü’nün sonu ise korkunç bir yenilgiydi. Sosyalizmin tüm yolu -devrimci mücadeleler göz önüne alındığında- açık yenilgilerle doludur.

“Ama yine de, bizi adım adım karşı konmaz bir biçimde nihai zafere götüren de bu aynı tarihtir.” (Rosa Luxemburg, ‘Berlin’de düzen hüküm sürüyor’ başlıklı makaleden…)

Karl Liebknecht ise, öldürüldüğü gün (15 Ocak 1919) yazdığı Her Şeye Rağmen başlıklı makalede, işçi sınıfının düşmanlarının suratına “zafer olan yenilgiler vardır” diye haykırmıştı:

“Spartaküs’e hücum! Spartakistleri vurun! naralarıyla inliyor sokaklar. Basın Spartaküs’ün yenilgisini kutluyor. Devrimci işçilerin silahlarının alınması ve eski Alman polisinin yeniden örgütlenmesi Spartaküs’ün bastırılışını damgalıyor... Evet! Berlin’in devrimci işçileri yenildi. Evet! Yüzlercesi öldürüldü. Evet! Yenildiler. Çünkü güvendikleri askerler, denizciler, halk güçleri onları terk etti. Başlarındakilerin kararsızlığı ve zayıflığı onları felç etti. Ve egemen sınıfların muazzam karşı-devrimci dalgasında boğuldular. Evet, yenildiler. Yenilmeleri tarihsel bir zorunluluktu. Çünkü vakit henüz olgunlaşmamıştı. Ancak ne var ki savaş kaçınılmazdı. Ebert çetesi proletaryayı savaşa zorladı. Evet! Berlin’in devrimci işçileri yenildiler. Ebert-Scheidemann zafer kazandı. Çünkü generaller, bürokrasi, soylular, para babaları, gerici olan herkes onların yanındaydı. Ancak zafer olan yenilgiler ve yenilgi olan zaferler vardır. Ocak ayının mağlupları ezilen insanlığın en soylu amacı için çarpıştılar, kanlarını döktüler. Bugün yenilenler yarın zafer kazanacaklardır.”

Onlar, devrimin hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan ateşi ve ruhu, yüreği ve canı idiler. Proleter devrimin iradesi ve eylemiydiler. Proletaryanın mücadele azmi ve zafere olan özleminin en seçkin temsilcileriydiler.

Adları her daim kapitalist barbarlığa ve emperyalist saldırganlığa karşı bir mücadele çağrısı olan Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i derin bir saygı ile anıyoruz. Başta yoldaşlarımız olmak üzere yerli ve göçmen tüm uluslardan işçileri, emekçileri, ilerici ve devrimci güçleri, kapitalist barbarlığa ve emperyalist saldırganlığa karşı proletarya devrimi ve sosyalizmin bayrağını dalgalandırmak, son kanlı kavgaya olan inancımızı haykırmak üzere, onlar için yapılacak anma yürüyüş ve etkinliğine çağırıyoruz.

Tarih: 15 Ocak Pazar
Saat: 10.00
Yer: Frankfurter Tor

Yurtdışından komünistler