Avrupa’da ırkçılık göçmenleri tehdit ediyor

Avrupalı emperyalistler, savaşlarla sefalete sürükledikleri göçmenleri ırkçılıkla ezmeye çalışıyor.

Avrupa'da estirilen gerici-faşist rüzgar Berlin'de Noel pazarının kana bulanmasından sonra daha da hızlandırıldı. Düne kadar çok daha temkinli olarak yapılan uygulamalar artık çok daha açıktan ve pervasızca yapılmaya başladı. Devletler faşist partilerin politikalarını neredeyse hayata geçirmenin görevlerini üstlenir oldular.

Avrupa'da “islamofobi” adı altında, yerli olmayanlar ırkçılığın hedefi oluyorlar. Burjuva medya müslüman ülkelerden gelenleri potansiyel suçlular olarak yansıtıyor. Mülteci evleri milliyetçi faşist ideolojinin zehirlediği ortamdan beslenen faşist terörün hedefi oluyor, içerisindekilerle birlikte ateşe veriliyor. Mülteci evlerinde birer “vebalılar” olarak yaşamaya mahkum edilen göçmenlerin toplumsal yaşama katılmasının koşulları ortadan kaldırılıyor. Durumu ganimet bilen tekelci burjuvazi ayağına kadar gelen ucuz iş gücünü tepe tepe kulanıyor.

Irkçılık devlet eliyle devreye sokuluyor

Emperyalist savaşların sonucu olarak ülkeleri, köy ve kentleri yakılıp yıkılan, yağmalanan insanların sığındıkları ülkelerdeki yaşamları cehennem koşullarını aratmıyor. Türkiye'deki mülteci kamplarının içerisinde bulunduğu sefil durumu, AB'deki toplama kampları tamamlıyor. Mülteciler bu kamplarda kentlerin dışında tel örgülerin arkasında tam bir esir hayatı yaşıyorlar. Bu da yetmiyor, iltica kampları devletlerin bilgisi ve gözetimi altında faşist çeteler tarafından içerisindekilerle birlikte saldırıların hedefi oluyor.

Resmi kayıtlara göre Almanya'da mülteci kamplarına yönelik 2012 yılında 24 saldırı gerçekleştirildi. 2013 yılında ise saldırı sayısı iki kattan fazla artışla 58’e çıktı. 17 Ekim'de yapılan açıklamaya göre giderek tırmanan faşist saldırılar 2016 yılının ilk on ayında ise, yaklaşık 13 kat artarak 740'a ulaştı.

Mültecilere dönük faşist çetelerin saldırılarını belediyelerin “sokağa çıkma yasağı”, devletlerin polis terörüyle eğlence ve kamusal mekanlardan uzak tutma saldırıları tamamlıyor. Hollanda’nın güneyinde bulunan Weert kentindeki uygulama bunu gözler önüne sermişti. Mülteci kampında yaşamak zorunda bırakılan göçmenlerin, 13.00 - 14.00 saatleri haricinde dışarıya çıkmaları yasaklanmıştı.

Son olarak da Almanya’da “Almanya'nın namusunu korumak” yalanıyla, yılbaşı etkinliklerine Afrikalıların katılması engellendi. Geçen yıl yılbaşı kutlamalarında meydana gelen kısmi olayları medya aracılığıyla şişirerek, faşist ideolojinin gelişmesi için zemim yaratanlar, bu yıl yılbaşı eğlencelerine katılmak isteyen Afrikalıları polis kordonu altında tuttular.