Bab bitmedi!

Genelkurmay’dan hükümet yetkililerine son günlerde “El Bab bitti” açıklamaları peş peşe geliyor. Henüz bir şehir savaşının yaşanmadığı Bab gerçekten bitti mi, kent DAİŞ’ten temizlendi mi, Bab’ta durum ne? İşte sahadan gelen bilgiler.

Suriye trafiğinin yoğunlaştığı Ankara’da yetkililerden art arda “El Bab bitti” açıklamaları gelmeye başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Bab operasyonuyla ilgili son açıklamaları da bu yönde. TSK’nin 24 Ağustos 2016 tarihinde başlattığı “Fırat Kalkanı Harekatı”nın Aralık ayı itibariyle yönünü çevirdiği Bab’ta yerel kaynakların verdiği bilgiler ise, “El Bab bitti” açıklamalarını teyit etmiyor. 

Son iki gündür “Bab bitti” gibi bir atmosfer yaratılsa da bunun “geri çekilmenin” bir parçası olduğu belirtildi. Ağır kayıpların verildiği Bab bitmeden geri çekilmenin kamuoyundan tepki toplayacağı için özellikle “Bab bitti, şu an kentte temizlik yapılıyor” söylemlerine yoğunluk kazandığı dile getirildi. 

Çelişkili Bab açıklamaları 

Yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar da bu durumu yansıtıyor. Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, henüz yeni başlayan operasyon için 23 Aralık’ta “El Bab bitti bitiyor”, 4 Ocak’ta “El Bab inşallah kısa sürede bitecek” ve 27 Ocak’ta da Afrika gezisi dönüşü uçakta “El Bab’ta daha derinliğine gitmemek lazım” açıklamalarında bulundu. 

Erdoğan’ın son açıklaması 23-24 Ocak’ta Astana’da yapılan “Suriye krizi” gündemli toplantıdan sonra gelmesi dikkat çekti. Astana görüşmelerinde rejimin Suriye’deki otoritesini kabul eden Türkiye, toplantılardan sonra özellikle Bab’a ilişkin politikalarında bir değişikliğe gitti. 

Son noktayı akar koydu 

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 11 Şubat’ta “Fırat Kalkanı Harekatı Bab’tan sonra biter” açıklaması yaptı. Varılan anlaşmanın gereği olan Kurtulmuş’un bu açıklıktaki ifadeleri, bir gün sonra Erdoğan’dan döndü. Erdoğan bir gün sonra Bahreyn ziyareti öncesi havalimanında, manevra kabiliyetine sahip "El Bab'tan sonra durmak... Böyle bir şey yok” sözleriyle durumu kurtarmaya çalıştı. 

Hükümet Sözcüsü ve Cumhurbaşkanı’ndan farklı açıklamalar gelse de Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, yine varılan anlaşma gereği beklenen açıklamayı Katar’ın başkentti Doha’da yaptı ve “Gözümüz aydın, El Bab operasyonu bitti" sözleriyle Bab’a son noktayı koydu. Bu açıklama Türkiye için Bab’ta sonun başlangıcı oldu. 

TSK almadan çekiliyor

Akar’ın bu açıklamasından sonra Bab’taki son durumu aktaran yerel kaynaklara göre, TSK ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) grupları hala Bab’ın kuzeybatısındaki Şêx Akil Tepesi ve kent hastanesini aşamadı. Bizaa kasabasını iki defa alınmasına rağmen koruyamayan, kuzeydoğusundaki Kabasin kasabasını alamayan, kent içinde gündüz ilerlenen mesafeyi gece kayıp vererek geri bırakan TSK ve ÖSO güçleri için Akar'ın yaptığı açıklamanın, Bab'tan çekilme hazırlığı olduğu belirtildi.

Bab DAİŞ’in kontrolünde! 

Yine yerel kaynaklar, Bab’ın bitmediğini, henüz kenttin DAİŞ’in kontrolünde olduğunu ve Bab’ta şu an sadece TSK ve ÖSO gruplarının işinin bittiğini, TSK ve ÖSO için geri çekilmenin başladığı, Bab dümeninin başına rejim güçlerinin geçtiği kaydedildi. Dolaysıyla “Bab sanki kurtarılmış ve tümden DAİŞ’ten temizlenmiş” gibi bir havanın doğruyu yansıtmadığı vurgulandı. Cenevre öncesi hem rejimin hem de Türkiye’nin, “Bab’ta bitmeyen DAİŞ” üzerinden kartlarını oynayacağı belirtildi. 

Cenevre hesabı 

Türkiye'nin, Şubat sonu ya da Mart başında toplanacağı söylenen Cenevre toplantısına elinde kartla gitmek istediği ve Bab'ı rejime bıraktığı halde, geri çekilmeyi geciktirdiği ifade edildi. Bu sebeple de Türkiye'nin hem iç kamuoyuna kayıpları izah edeceği hem de Cenevre'ye kendisini taşıyacak bir açıklamaya ihtiyaç duyduğu vurgulandı. Cenevre öncesi hem rejimin hem de Türkiye’nin, “Bab’ta bitmeyen DAİŞ” üzerinden kartlarını oynayacağı belirtildi.

Şam ve Urfa’da toplantı 

Akar’ın açıklamasıyla ilgili önemli bir iddia da ortaya atıldı. İddialara göre, yakın zamanda 23-24 Ocak Astana görüşmelerinden hemen sonra Türkiye ve rejim yetkilileri arasında Şam ve Urfa’da art arda toplantılar yapıldı. Toplantılarda anlaşmanın çıktığı ve Türkiye’nin çekilmeyi kabul ettiği belirtildi. Türkiye’nin toplantılarda “Kürt kantonlarının birleşmemesi” talebini öne sürdüğü, rejimin de bu talebe karşılık “bu bölgelere kendisine bağlı aşiretlerden oluşturacağı tugayları koyma” güvencesi verdiği kaydedildi. 

ABD’nin ‘güvenli bölge’ projesi 

ABD'nin Şehba bölgesi için tasarladığı "güvenli bölge" projesini, Kuzey Suriye Federasyonu yetkililerinin Cenevre'ye taşıyarak bölgeyi tüm Kuzey Suriye için uygulamayı düşünüyor. Rusya’nın da bu projeye destek verdiği belirtiliyor. Rejime yanaşan Türkiye’de son dönemlerde artan “Bab'tan sonra sırada Minbic ve Rakka var" açıklamaları da bu projeyi engellemeye dönük olduğu kaydediliyor. 

Dihaber / 17.02.17